TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Elazığ’da düzenlenen TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi’nde Türkiye ekonomisi ve sanayinin rekabet gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Diren, küresel ticaretin kurallarının değiştiğini ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini belirterek, ülkeler ile şirketlerin artık yalnızca en ucuz değil, aynı zamanda en güvenilir ve dayanıklı ortakları aradığını söyledi.
Türkiye’nin güçlü sanayi tabanı, esnek üretim kabiliyeti, girişimci iş kültürü ve Avrupa değer zincirleriyle kurduğu bağlarla önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Diren, bu avantajların kendiliğinden rekabet üstünlüğüne dönüşmeyeceğini vurguladı.
REKABET GÜCÜNDE DÜŞÜŞ
Enflasyonla mücadele sürerken üretim kapasitesi, verimlilik ve teknolojik yetkinliğin de artırılması gerektiğini belirten Diren, sanayi, ihracat ve kayıtlı istihdamın hareket alanının genişletilmesi gerektiğini söyledi.
Diren, “2026’nın ikinci çeyreğinde maliyet bazlı rekabet gücümüz önceki çeyreğe göre yüzde 1,3, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 geriledi” dedi. TÜSİAD’ın açıkladığı endekse göre de rekabet gücü göstergesi ikinci çeyrekte yüzde 1,3 düşüşle 86,1 seviyesine indi.
“TÜM SEKTÖRLER CİDDİ KAYIPLA KARŞI KARŞIYA”
Son iki yılda bazı sektörlerde kaybın daha belirgin hale geldiğine işaret eden Diren, “Son beş yıllık süreçte tüm sektörler ciddi bir rekabet gücü kaybıyla karşı karşıya. Bu tablo, rekabetçiliğin yalnızca kurdan ya da faizden ibaret olmadığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
TÜSİAD’ın 2026 ikinci çeyrek verilerinde de incelenen 10 sektörün 9’unda bir önceki çeyreğe kıyasla rekabet gücü kaybı görülürken, yalnızca gıda sektöründe sınırlı artış kaydedildi.
“YATIRIM GÜCÜ DE ZAYIFLAR”
Rekabetçiliğin yalnızca maliyetlerden oluşmadığını vurgulayan Diren; teknoloji, inovasyon, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve nitelikli istihdamın da belirleyici olduğunu söyledi.
Maliyetlerdeki kalıcı bozulmanın şirketlerin bu alanlara yatırım yapma kapasitesini zayıflatacağını ifade eden Diren, üretim, ihracat ve dönüşüm yatırımları için hedefli, seçici, şeffaf ve ölçülebilir finansman imkanlarının oluşturulması gerektiğini belirtti.
10-15 YILLIK SANAYİ STRATEJİSİ ÇAĞRISI
Diren, Türkiye’nin uzun vadeli sanayi politikasına ihtiyaç duyduğunu belirterek kamu öncülüğünde ve iş dünyasının katılımıyla 10-15 yıllık bir sanayi stratejisinin hazırlanması çağrısında bulundu. Hangi pazarlarda büyüneceği, hangi teknolojilerde yetkinlik kazanılacağı ve hangi sektörlerin ölçek büyüteceğinin netleştirilmesi gerektiğini söyledi.
“TÜRKİYE YENİ AVRUPA SANAYİ MİMARİSİNİN PARÇASI OLMALI”
Avrupa Birliği’nin yeni sanayi politikalarının Türkiye’nin rekabet koşullarını doğrudan etkileyeceğine dikkat çeken Diren, Türkiye’nin Gümrük Birliği ve Avrupa üretim ağlarıyla mevcut entegrasyonu doğrultusunda yeni Avrupa sanayi mimarisinin doğal bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Diren ayrıca yeşil ve dijital dönüşüm, yapay zekâ, nitelikli insan kaynağı ve kadınların ekonomik hayata katılımının önemine değinerek, bölgeler arasındaki fırsat eşitsizliklerinin azaltılması gerektiğini söyledi.
The post TÜSİAD Başkanı Ozan Diren 5 yıllık tabloya dikkat çekti: “Tüm sektörler ciddi kayıpla karşı karşıya” first appeared on kilis-egitim.com.tr.